8 Kasım 2017 Çarşamba

18 Ekim 2017 Çarşamba

SONBAHAR VE KAPALI AYAKKABI SORUNSALI

Yaz mevsiminin bitmesine karalar bağlamak için onlarca sebebi olan bir insan olarak şu aralar yaslardayım.

Bu mevsim geçişinin en büyük mağduru sevgili ayaklarım.Efendim bir çok bayan arkadaşımız gibi ben de tırnak batmasından mağdurum.Kapalı ayakkabı giymek hele o çok sevdiğim stilettolar benim için adeta bir kabus şu günlerde.Herkesin bunun için bir çok farklı önerisi var .Düzenli pedikür diyenler çoğunlukla.Ama bu süreçte asıl öğrendiğim bu işe ilk başlarda müdahale etmek ve korunmak çok önemli.

Bu yüzden bunları bilin:

Tırnak batması oluşumunun ilk safhasında, ayak tırnağının sonu kızarmaya başlar ve acı veren bir şişlik oluşur. İlk zamanlar irin ya da sıvı iltihap yoktur. Dokunulduğu zaman ateşiniz olmamasına rağmen tırnak batması olan bölgede ısı vardır.

Bir sonraki safhada, tırnağın keskin tarafında ekstra bir dokulaşma ve deri kaplaması görülür. Sarımsı bir renkte sıvı iltihap oluşmaya başlar. Bu tırnağın derinin yüzeyine baskı yapması sonucu formunu bozmasına vücudun gösterdiği bir tepkidir. Ortaya çıkan iltihaplanma her zaman enfeksiyon değildir.

Kimi zaman da enfeksiyon oluşmaya başlar. Bu durumda var olan şişlik daha da kötüleşir ve bölgede beyaz ya da sarı renkli irin görülebilir. Yaygın olmasa da enfeksiyonlu tırnak batması ateşe sebep olabilir.
İşte bu aşamaya gelmeyin diyorum ben

Ha baktınız devam ediyor:

Ayağınızı sıcak suda günde 4 kez bekletin. Ayağınızı bekleteceğiniz suya sabun, tuz ya da antibakteriyel ilaçlar eklemenize gerek yoktur.

İltihaplanmış bölge de dahil olmak üzere ayağınızı günde 2 kez sabunlu suyla iyice yıkayın. Günün geri kalan kısmında ayağınızın temiz ve kuru kalmasına özen gösterin.

Yüksek topuklu ayakkabılar ya da dar kalıplı sıkı ayakkabılar giymekten uzak durun. Tırnak batması geçene kadar sandalet gibi rahat ve açık ayakkabılar giymeyi değerlendirebilirsiniz.

Deriye batmakta olan tırnağın köşesini kaldırmaya çalışın. Tırnak ile deri arasına bir parça pamuk sararak sağlam duracak şekilde yerleştirin. Aralarında boşluk olması gerekmektedir. Bu acı veren bir işlem olmasına rağmen evde tedavinin en önemli kısmıdır. Ayağınızı sıcak suda beklettikten hemen sonra araya koyduğunuz pamuğu biraz daha ileriye itin ve pamuğu her gün değiştirin. 7-15 gün içinde tırnağınız büyüyecek ve batma problemi geçecektir.

Bu aşamalarda bölgenin acımasına yönelik ağrı kesici kullanabilirsiniz.

Ben bu aşamada bir medikal pedikürcü buldum kendime.Bana bant tedavisi uyguladı.

Şu an tırnağım iyileşme aşamasında .Sizlere de tavsiye derim .Malum 2018 ayakkabıları yine biraz dar burunlu :)
ayakkabı trendi 2017-2018siyah beyaz ayakkabı

***bilgiler internetten derlenmiştir.
.

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++

Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim.




UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor.




Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor.

A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Eylül 2016 Perşembe

Glutensiz yaşamak ve glutensiz ekmek tarifi (ekmek makinesinde)

Şans eseri karşılaştım aslında ama kafamda bir çok taş yerine oturdu bu sayede.Vücutta gluteni işlemek için tiroid hormonuna ihtiyaç vardı ve hali ile ilaçtan alınan miktar buna yetmiyordu.Bu konuda araştırmalar son bir yılda hızlanmıştı.Ve tiroid hastalarının bir çok şikayetinde gluten intoleransı başroldeydi.Kilo verememe,karında şişlik ,migren benim de sıkıntısını çektiğim bu dertlerden sadece bir kaçı.Gluten intoleransı kesin testlerle ölçülemediği için en garantili yöntemi denemeye ve 21 gün glutensiz beslenmeye karar verdim ve 4 gündür bu kararımı uyguluyorum.Bu 21 günün sonunda tekrar gluten yediğimde bu şikayetler geri gelirse gluten intoleransım olduğuna inanacağım.
Gluteni bırakmak öyle şekeri bırakmaya benzemiyor.Şeker hastasıysanız biraz şeker yiyebiliyorsanız ama bir Çölyak hastası yanında ki tezgahta buğday ekmeği olan bir fırından glutensiz ekmek bile yiyemiyor mesela.Bu yüzden yediğiniz herşeyi ince ince araştırıyor etiket okuyorsunuz.
Hayatında ekmek önemli bir Türk insanı olarak ilk derdim ekmek yapmaktı.Bir kaç tarif denedim ama sonuç hiç hoşuma gitmedi .Ta ki alttaki tarifi bulana kadar.Kek gibi yumuşacık harika bir ekmekç





















Gelelim tarifine
Malzemeler
Ekmek makinesine önce sıvılar sonra katılar konacağı için o sırayla yazıyorum.
1.5 cup su
2 yumurta
1 tatlı kaşığı(TK) sirke
3 yemek kaşığı (YK) sıvı yağ

(Kuru malzeme için unun yarısını koyduktan sonra maya hariç malzemeleri ekleyin )
2 cup glutensiz un
1 cup karabuğdaylı glutensiz un
3 YK şeker
1.5 TK tuz
2 TK chia tohumu
1 TK keten tohumu
en üste 1.5 TK kuru maya

Hepsini makineye koyup 1. programda koyu ve 900 gr ekmek yapıyorsunuz.Sonra da afiyetle yiyorsunuz .

detaylar için 

glutensiz besinler için 

bir tane daha 


27 Eylül 2016 Salı

hipotiroidi ile yaşamak



Hipotirodiye ilk yakalandığımda doktorumun tanımlamasını unutmuyorum :Tiroid bezi vücudun orkestra şefidir.
Hastalık sürecinde 30 kilo almış hayatnın nerdeyse tüm düzeni değişmiş biri olarak ne kadar haklı olduğunu her gün bana ispat etti hastalığım.
17 yıldır bu hastalıkla yaşamama rağmen her gün yeni birşeyler öğreniyorum.
Hastalığın her geçen gün arttığını bildiğim için öğrendiklerimi paylaşmak istedim.
-Tiroit ilacı kilo aldırmaz aksine kullanmazsanız kilo alırsınız.
-İlaçlar kesinlikle sabah aç karnına alınmalıdır.Yemekten yarım saat önce en uygunudur.Mideye dokunuyorsa tok karna alınabilir ama kesinlikle mide ilaçları ile alınmamalıdır.
- Tiroit hastalarının sık yaptıkları hatalardan biri de tedaviye başlar başlamaz ortaya çıkabilecek ilaca bağlı sıradan bazı sorunları bilmedikleri ya da korktukları için fazlaca büyütmek ve ilacı tümüyle kesmektir. Bu ilaçları kullananlarda özellikle yeni başlayanlarda çarpıntı, uyku kaçması, göğüs ağrısı, sinirlilik, ayak krampları, ellerde titreme, nefes darlığı, baş ağrısı gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Geçici olarak saç dökülmesi, adet düzensizlikleri olabilir. Böyle durumlarda ilacı kesmek yerine doktorunuzla konuşmanız ve çözüm aramanız daha doğru olacaktır.
- EĞER tiroit sorununuz varsa sigara içmeyiniz. Sigara içilen yerlerde oturmayınız. Herhangi bir ilaç kullanacağınızda doktorunuza bilgi veriniz. İçinde iyot bulunan hapları şurupları doktorunuzun izni olmadan asla içmeyiniz. Çarpıntıya yol açabilecek kafein zengini içecekleri (çay, kahve, kola) tercih etmeyiniz.
- İlacınızın dozunu değiştirmek gerekebileceğini aklınızdan çıkarmayınız ve çok özel bazı durumlar dışında hipotiroitinin ömrü boyu sürdüğünü ve hormonların çoğu zaman ömrü boyu kullanılması gerektiğini bir kenara not ediniz.
- TİROİD haplarını başka ilaçlarla birlikte almak da doğru değil. Özellikle kalsiyum ve demir hapları demir içeren multivitamin tabletleri gastrit ülser tedavisinde kullanılan her türlü ilaç bu ilaçlarla birlikte kullanılmamalı. Bu ilaçlar gerekiyorsa diğer öğünlere bırakılmalı.
- Tiroit haplarını özellikle akşamları almamanızda yarar var. Uykunuz kaçabilir, çarpıntı yapabilir.
- Bu hapların doz değişikliğini de sadece doktorlar yapmalı. Doz ayarlaması için 6-12 aylık aralıklarla doktora gitmek TSH ve T3, T4 seviyelerine göre dozu yeniden belirlemek gerekiyor.
- Bu ilaçların farklı markalar adı altında satılanları aynı dozlarda olsalar bile değiştirmek de doğru değil. Aynı dozda olsalar bile farklı ürünlerin emilim ve biyolojik yararlanımları arasında farklar olabiliyor.
-Sakın kilo vermek için kullanmayın.
Gelelim yemeklere:
- Hipotiroid hastalarında iyot eksikliği meydana geldiği için, hastalara iyotlu tuz kullanımı önerilmektedir. Bazı durumlarda kişi guatrojen besin öğelerini aşırı tüketiyorsa iyot emilimi engellendiğinden iyotlu tuz kullanımı da yeterli olmamaktadır. Brokoli, hardal, yer fıstığı, karnabahar, turp, brüksel lahanası, lahana ve soya fasulyesi çiğ tüketilmemelidir. Bunun nedeni ise, bu gıdaların pişirilerek tüketilmesinin guatrojen madde miktarını azaltmasıdır.
- Hipotiroid hastaları kafeinden uzak durmalı, çay, kola, kahve ve çikolata tüketimine son vermelidir.
- Dana karaciğeri, balık, dana eti, mercimek, mantar, ceviz, susam, ay çekirdeği, tam tahıllı ürünler selenyum ihtiva ettiğinden ve hipotiroid hastalarının selenyumdan eksik beslendiğinde tiroid fonksiyonları düzensizleşeceğinden bu besinler aşırıya kaçılmadan tüketilmelidir.
- Omega-3 ihtiva eden balık haftada iki kez tüketilmelidir.
- Sigaradan uzak durmanızda da sağlığınız açısından fayda var.
- Tam tahıllı ürünler ve kurubaklagillerde bu hastaların tüketmesi gereken besinlerdendir.
- Düzenli olarak taze ya da kuru kayısı , gün kurusu kayısı , hurma , yumurta sarısı ,  pekmez , maydanoz , maydanoz suyu , patates , kuru yada taze mürdüm eriği , tam tahıl , balık , tavuk , süt ürünleri ve peynir tüketin.
- Brokoli , Brüksel lahanası , beyaz lahana , kara lahana , şeftali , armut , turp , ıspanak , pazı ve şalgam guatrojenik besinlerdir. Bu besinlere  beslenme programınızda daha az yer verin. Eğer hipotroid semptomlarınız arttıysa yada ileri düzeyde ise bu yiyecekleri tamamen diyetinizden çıkartın.
- Rafine edilmiş besinlerden ( beyaz un , şeker ) uzak durun.
- B vitamin kompleksi hücre yenilenmesi ve hücresel enerji üretimi , sindirim sistemi , immun fonksiyonlar ve troid fonksiyonları için  çok gereklidir. Diyetinizde her besin grubundan almanız çok önemlidir. Özellikle tam tahıllar , kurubaklagiller , yağsız hayvansal ürünleri dengeli bir şekilde tüketmek gereklidir.Yetersizliği görülen durumlarda beslenme uzmanınıza danışarak B Vitamin kompleksi kullanın.
- Yeşil çay antiinflamuar ve antikanserojen besindir ve iyi bir metabolizma hızlandırıcıdır. Hergün 3 fincan şekersiz limonlu yeşil çay tüketin.
- Bol su için. Musluk sularını kullanmayın. Tükettiğiniz suyun kalitesine ve içeriğine dikkat edin

23 Haziran 2016 Perşembe

BİR MASAL ŞEHRİ PRAG

Orta Avrupa Seyahati surasında beni en çok etkileyen şüphesiz Prag oldu .
"Hitler bile bombalamaya kıyamamış"
Prag'ı en iyi anlatan cümle sanırım.
Eski şehre indiğinizde gerçek dünyayla bağlantınızı kesildiğini ve bir ortacağ masalına düştüğünüzü sanıyorsunuz onca kalabalığa rağmen.

Şehir turu genelde ya Kale ile başlar ya da kale ile sona erer.Karl köprüsünden geçip kalabalığa adım attığınız an da nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz genelde.Aman cüzdanlara dikkat kalabalıklarda yan kesici riski her zaman var.

Bu sokaklarda kaybolmak boynunuzun borcu.İçinizden geldiği gibi gezin.nehir boyunca uzanan köprülerden bir o yana bir bu yana geçin.Keyfini çıkarın şehrin.

Bir kere gece saat 12:00'de meydanda olmak ve ve astronomik saati izlemek şart.

Şehirde her yer mutlaka görün listesinde benim için.Ama özel ilgi alanı olanlara opera binasının karşısında bulunan Cafe Slavia'da belki Nazım'ın oturduğu masada oturup siz de bir kaç satır yazmak istersiniz.Ya da Nazım'ın gizli aşkı Sonya'sı ile birlikte yemek yediği 3 leylek lokantasını bulmak.Vitavanın sağ yakasında gözlerden uzak o küçük lokantayı.

Kaleden inip şehre inerken yolunuza çıkacak Kafka'nın evi gelmişken ustaya saygılarınızı sunmak lazım.

Karl köprüsü ,Karl köprürü işte...Durun ..heykelleri inceleyin.

Kaleye mutlaka çıkın.Aziz Vitus katedralini görün.Gotik mimariye bir kez daha saygılarınızı sunun. İçindeki detayları keşfedin.(Azıcık kuyruk bekleyin canım)

Prag'da gezmeyin dediğim gibi kendinizi kaybedin.Sonra da yine görüşürüz diye ayrılın.Emin olun kalbinizin bir kısmı bu güzel şehirde kalacak.Boşuna aşkın şehri değil Prag.Aşk şehirle sizin aranızda.

















Hediyelik eşya alacaksanız hemen her yerde devletin hediyelik eşya dükkanları var ve harika şeyler var .Özellikle emaye hediyelikler hem çok hoş hem de fiyatları uygun.

Çek Cumhuriyeti hakkında derlediğim notlar:
Tramvayda ya da otobüste daima boş yer bulabilirsiniz. İnsanlar ilginç bir şekilde tramvay tamamen dolu olsa bile oturmak yerine tutunmayı tercih ediyorlar.
Su ciddi bir sorun.Ben genelde yurtdışına çıkarken yanıma su alıyorum ama Orta Avrupa'da bu kesinlikle şart.Sularının tadı bana çok tuhaf geldiği için iyi suya sağlam para vermek durumunda kaldım.Gazsız su  "neperliva"  Gazlı su için "perliva", az gazlı su  "jemne perliva"
 
Çek Cumhuriyetinde kullanılan para birimi krondur. Bir lira yaklaşık olarak 9 kron ediyor ancak pratik olması açısından 1 lira = 10 kron şeklinde hesaplayabilirsiniz. Örneğin 25 kronluk bir ürün yaklaşık olarak 2.5 lira ediyor.
Ülkede yemek içmek aşırı ucuz restoran gözünüze lüks görünse de korkmayın .Zaten çoğu yerde menüler dışarıda yazıyor oradan fiyatlara bakmak mümkün.Dünya mıutfağından çok iyi restoranlar mevcut.

Ülkede esrar içmek illegal olmakla birlikte çok sıkı bir denetim bulunmuyor. Polis genellikle esrar içen insanları görmezden geliyor.

Çek birası ucuz ,kaliteli ve çok lezzetli.Bu yüzden başka birşey içmiyorlar sanki.şarapları da harika ama .

Becherovka ve slivovice isimli iki özel içkileri var. Becherovkanın ballısını pek sevdim ama yanlışlıkla baharatlısını almışım :( o daha çok alkollü nane limon gibi.


21 Haziran 2016 Salı

Kızartmaya yeniden kavuşturan mucize Acti Fry

Yıllardır alayım mı alsam mı diye düşünmekteydim ama  bir türlü sıra gelmemişti Tefal Actifry almaya.Yakın arkadaşlarım iyi bilirler bir üründen memnunsam onun gönüllüsü haline gelirim .Bu yüzden bugün size Acti Fry'dan bahsetmek istedim biraz.Çevremde kullanan ve memnun olan çok arkadaşım vardı bu yüzden bence geç bile kaldım almak için.
Bir İzmirliyi yazın en baştan çıkaracak koku şüphesiz karışık kızartma kokusudur.Ben çocukken büyükannemin kocaman bir kara tavası vardı ve kendisi yaz mevsimince ocağın üzerinden hiç inmezdi.Odun sobasında o kara tavada yapılan kızartmanın tadı da hiçbirşey benzemezdi doğrusu.Şimdiyse...Tüfek icad oldu mertlik bozuldu kızartma zinhar tü kaka ilan edildi,hele kara tava en büyük düşman ve bizler yiyemez olduk.Fırında az yağlı yapılan karnıyarık benim pes ettiğim yerdi galiba .Ve kendime bir Tefal Actifry aldım.Artık gönül rahatlığı ile kızartma yiyebiliyorum.Bir yemek kaşığı yağ ile koca bir tabak patates kızartması nasıl büyük bir lüks nasıl büyük bir lütüfmuş yarabbim.Köfte patatese tekrar kavuştum sanki.
















Anlayacağınız faydalı bir icat bu herkese tavsiye ediyorum türünden bir yazı oldu bu .Ne kadar çok olursa o kadar çok farklı tarif çıkar.Ben de arada farklı şeyler yapıp yemek blogumda  paylaşmayı düşünüyorum.şimdilik ingilizce bir aplikasyonu var onu ve bazı blogger arkadaşların sayfalarını öneririm.(hünerli bayanlar)

Bir tarifte benden.

Şakşuka
Patlıcan  ve patatesleri soyup küp küp doğruyoruz.Actifry'a önce 1 kaşık yağ koyup 2 dakika yağı ısıtıyoruz.Ardından önce patlıcanları ve sonra patatesleri koyup  pişiriyoruz.(ikisinin de pişmesi 30 dk kadar sürüyor)Sonra yine iri dilimler haline doğradığımız biberleri koyup 10 15 dk kadar kızartıyoruz.Biberleri aldıktan sonra bir kaşık daha yağ koyup üzerine ekleyecğiniz irice doğranmış 10 diş sarımsak ve 2 küp küp doğranmış domatesle sosunu yapıyoruz.Sosu kızarmış sebzelerin üzerine döküp afiyetle yiyoruz .